AKY
MirayWeb Coder's
TikTok ve Instagramda bir dönem sıkça dönen 10 milyon dolar versem, ama ölümsüz bir salyangoz hayatın boyunca seni kovalsa sorusu sonunda oyun oldu. PlasticBagHandMan tarafından geliştirilen ve Both Good tarafından yayınlanan Dont Touch The Snail, bu absürt fikri doğrudan bilgisayar masaüstüne taşıyor. Oyunda salyangoz yavaşça imlecinize doğru ilerliyor ve ona bir kez bile dokunursanız her şey bitiyor.
Dont Touch The Snailin en garip tarafı, ölümün gerçekten kalıcı olması. Eğer salyangoz imlecinize dokunursa survival modundaki koşunuz sona eriyor, skorunuz global liderlik tablosuna işleniyor ve bu modu bir daha oynayamıyorsunuz. Evet, yeniden başlama yok, ikinci şans yok, bir tur daha deneyeyim yok. Oyun sizi kalıcı olarak survival modundan kilitliyor.
Hayatta kaldığınız her dakika size Gold kazandırıyor. Bu para ile 50den fazla salyangoz kostümü ve görünümü açabiliyorsunuz. Ancak öldüğünüzde durum değişiyor. Artık tehlikeli salyangozun yerine zararsız bir masaüstü dostu geliyor ve o ana kadar satın aldığınız kostümlerle bilgisayarınızda takılmaya devam ediyor. Yani oyun sizi hem ödüllendiriyor hem de garip bir şekilde cezalandırıyor.
Geliştiriciler oyunu anti-cosy idler olarak tanımlıyor. Bu da kulağa oldukça yerinde geliyor çünkü klasik idle oyunlar genelde arka planda unutulmak için tasarlanır. Dont Touch The Snail ise tam tersine, siz başka işlerle uğraşırken bile aklınızın bir köşesinde kalmak istiyor. Salyangozun yavaş hareket etmesi tehlikeyi azaltmıyor, aksine gerilimi daha komik ve daha sinir bozucu hale getiriyor.
Oyunun temel aldığı fikir aslında 2014te bir Rooster Teeth podcastinde ortaya atılan meşhur varsayıma dayanıyor. Yıllar sonra sosyal medyada yeniden patlayan bu meme, insanların salyangozu nasıl kandırabileceklerini tartıştığı dev bir internet şakasına dönüşmüştü. Dont Touch The Snail ise bu şakayı gerçek bir oyuna çeviriyor. Sonuç olarak karşımızda büyük bütçeli, devasa bir yapım yok; ama fikri o kadar saçma ve net ki, son zamanların en garip oyunlarından biri olmayı fazlasıyla hak ediyor.
Dont Touch The Snail Tek Şanslı Bir Kaçış Sunuyor
Dont Touch The Snailin en garip tarafı, ölümün gerçekten kalıcı olması. Eğer salyangoz imlecinize dokunursa survival modundaki koşunuz sona eriyor, skorunuz global liderlik tablosuna işleniyor ve bu modu bir daha oynayamıyorsunuz. Evet, yeniden başlama yok, ikinci şans yok, bir tur daha deneyeyim yok. Oyun sizi kalıcı olarak survival modundan kilitliyor.
Hayatta kaldığınız her dakika size Gold kazandırıyor. Bu para ile 50den fazla salyangoz kostümü ve görünümü açabiliyorsunuz. Ancak öldüğünüzde durum değişiyor. Artık tehlikeli salyangozun yerine zararsız bir masaüstü dostu geliyor ve o ana kadar satın aldığınız kostümlerle bilgisayarınızda takılmaya devam ediyor. Yani oyun sizi hem ödüllendiriyor hem de garip bir şekilde cezalandırıyor.
Geliştiriciler oyunu anti-cosy idler olarak tanımlıyor. Bu da kulağa oldukça yerinde geliyor çünkü klasik idle oyunlar genelde arka planda unutulmak için tasarlanır. Dont Touch The Snail ise tam tersine, siz başka işlerle uğraşırken bile aklınızın bir köşesinde kalmak istiyor. Salyangozun yavaş hareket etmesi tehlikeyi azaltmıyor, aksine gerilimi daha komik ve daha sinir bozucu hale getiriyor.
Oyunun temel aldığı fikir aslında 2014te bir Rooster Teeth podcastinde ortaya atılan meşhur varsayıma dayanıyor. Yıllar sonra sosyal medyada yeniden patlayan bu meme, insanların salyangozu nasıl kandırabileceklerini tartıştığı dev bir internet şakasına dönüşmüştü. Dont Touch The Snail ise bu şakayı gerçek bir oyuna çeviriyor. Sonuç olarak karşımızda büyük bütçeli, devasa bir yapım yok; ama fikri o kadar saçma ve net ki, son zamanların en garip oyunlarından biri olmayı fazlasıyla hak ediyor.