AKY
MirayWeb Coder's
Oyunlar, Avrupa Parlamentosunda bu kez yalnızca tüketici hakları, sunucu kapanışları ya da dijital sahiplik üzerinden konuşulmadı. Stop Killing Games hareketi için düzenlenen oturumda konu, beklenmedik şekilde woke tartışmasına ve Assassins Creed Shadows üzerinden Yasuke karakterine geldi. Böylece oyunların korunması için başlayan ciddi gündem, bir anda kültür savaşı başlıklarıyla gölgelendi.
Stop Killing Games oturumunda birçok konuşmacı, oyunların artık yalnızca eğlence ürünü değil, aynı zamanda kültürel değeri olan eserler olduğunu vurguladı. Sunucuları kapanan oyunların erişilemez hale gelmesi, oyuncuların satın aldığı içeriklere gerçekten sahip olup olmadığı ve şirketlerin sorumluluğu gibi konular masadaydı. Ancak Slovak siyasetçi Milan Uhrik, tartışmayı farklı bir noktaya taşıdı.
Uhrik, oyun sektörünü asıl zedeleyen şeylerden birinin woke ideoloji olduğunu savundu. Konuşmasında, oyuncuların samuray olmak istediğinde Japon bir savaşçıyı oynamak isteyeceğini, Assassins Creed Shadows örneğinde olduğu gibi siyahi ya da kadın bir karaktere yönlendirilmekten rahatsız olabileceğini söyledi. Bu sözler, oturumun asıl konusu olan oyunların korunması meselesinin önüne geçti.
Tepkilerin büyümesinin nedeni yalnızca Yasuke örneği değildi. Uhrikin queer karakterler ve politik doğruculuk hakkındaki çıkışı da oyun topluluğunda tartışma yarattı. Bazı oyuncular bu sözleri oyuncu beklentisi olarak yorumlarken, birçok kişi bunun oyunlardaki temsil meselesini hedef alan politik bir söylem olduğunu savundu. İşin garibi, aynı konuşmada mikro ödemeler, pay-to-win sistemleri ve sunucu kapatma gibi gerçekten sektörün canını yakan başlıklara da değindi.
Stop Killing Games hareketi ise temelde çok daha somut bir konuya odaklanıyor: Oyuncuların para verdiği oyunların, şirket kararıyla tamamen yok olmaması. Bu yüzden oturumun Yasuke ve woke tartışmasına kayması, asıl meseleyi biraz bulandırdı. Oyun dünyasında temsil tartışmaları elbette sürecek, ama oyuncuların satın aldığı oyunları yıllar sonra da oynayabilmesi çok daha gerçek ve acil bir sorun gibi duruyor.
Oyunlar Tartışması Yasuke Üzerinden Alevlendi
Stop Killing Games oturumunda birçok konuşmacı, oyunların artık yalnızca eğlence ürünü değil, aynı zamanda kültürel değeri olan eserler olduğunu vurguladı. Sunucuları kapanan oyunların erişilemez hale gelmesi, oyuncuların satın aldığı içeriklere gerçekten sahip olup olmadığı ve şirketlerin sorumluluğu gibi konular masadaydı. Ancak Slovak siyasetçi Milan Uhrik, tartışmayı farklı bir noktaya taşıdı.
Uhrik, oyun sektörünü asıl zedeleyen şeylerden birinin woke ideoloji olduğunu savundu. Konuşmasında, oyuncuların samuray olmak istediğinde Japon bir savaşçıyı oynamak isteyeceğini, Assassins Creed Shadows örneğinde olduğu gibi siyahi ya da kadın bir karaktere yönlendirilmekten rahatsız olabileceğini söyledi. Bu sözler, oturumun asıl konusu olan oyunların korunması meselesinin önüne geçti.
Tepkilerin büyümesinin nedeni yalnızca Yasuke örneği değildi. Uhrikin queer karakterler ve politik doğruculuk hakkındaki çıkışı da oyun topluluğunda tartışma yarattı. Bazı oyuncular bu sözleri oyuncu beklentisi olarak yorumlarken, birçok kişi bunun oyunlardaki temsil meselesini hedef alan politik bir söylem olduğunu savundu. İşin garibi, aynı konuşmada mikro ödemeler, pay-to-win sistemleri ve sunucu kapatma gibi gerçekten sektörün canını yakan başlıklara da değindi.
Stop Killing Games hareketi ise temelde çok daha somut bir konuya odaklanıyor: Oyuncuların para verdiği oyunların, şirket kararıyla tamamen yok olmaması. Bu yüzden oturumun Yasuke ve woke tartışmasına kayması, asıl meseleyi biraz bulandırdı. Oyun dünyasında temsil tartışmaları elbette sürecek, ama oyuncuların satın aldığı oyunları yıllar sonra da oynayabilmesi çok daha gerçek ve acil bir sorun gibi duruyor.