AKY
MirayWeb Coder's
Borderlands bugün çizgi romanı andıran sert hatları, stilize dünyası ve kendine has mizahıyla tanınıyor. Ancak oyun ilk geliştirildiğinde çok daha gri, ciddi ve döneminin klasik nişancı oyunlarına benzeyen bir görünüme sahipti. Take-Two CEOsu Strauss Zelnickin açıklamasına göre, oyunun bugün bildiğimiz görsel kimliğe kavuşması hem ciddi para hem de ekstra geliştirme süresi gerektirdi.
Strauss Zelnick, oyunun çıkışına yaklaşık iki ay kala ekibin mevcut sanat tarzından memnun olmadığını fark ettiğini anlattı. O dönemde oyun neredeyse tamamlanmıştı ve şirkette kaynaklar da sınırsız değildi. Buna rağmen ilgili bölüm yöneticisi, sanat tarzının yeterince iyi olmadığını ve oyunun rakiplerinden ayrışmadığını söyleyerek projeyi yeniden elden geçirmek istediklerini belirtti.
Bu kararın maliyeti oldukça ağır oldu. Zelnicke göre Borderlandsin sanat tarzını değiştirmek, şirkete yaklaşık 50 milyon dolara ve bir yıllık ek geliştirme süresine mal oldu. Bu rakam özellikle dikkat çekici, çünkü Borderlands 2nin bütçesinin geçmişte yaklaşık 35 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyordu. Yani ilk oyundaki görsel dönüşüm, başlı başına dev bir yatırım anlamına geliyordu.
Yine de geriye dönüp bakınca bu riskin serinin kimliğini oluşturduğu açıkça görülüyor. İlk testlerde oyunun eski hali, Rage veya Fallout 3 gibi dönemin daha soluk ve kahverengi tonlu nişancılarına benzetiliyordu. O dönem için güvenli görünen bu tarz, uzun vadede Borderlandsin kalabalık shooter pazarında kaybolmasına neden olabilirdi.
Bugün Borderlands denince akla gelen ilk şeylerden biri tam da o cesur sanat tarzı. Oyunun yağlı boya gibi duran yüzeyleri, siyah konturları ve karikatürize şiddeti, seriyi diğer nişancılardan ayıran en güçlü parçaya dönüştü. 50 milyon dolarlık karar o gün için çılgınca görünmüş olabilir, ama sonuçta Borderlandsin oyun tarihindeki yerini belirleyen hamlelerden biri oldu.
Borderlands İçin Büyük Risk Alındı
Strauss Zelnick, oyunun çıkışına yaklaşık iki ay kala ekibin mevcut sanat tarzından memnun olmadığını fark ettiğini anlattı. O dönemde oyun neredeyse tamamlanmıştı ve şirkette kaynaklar da sınırsız değildi. Buna rağmen ilgili bölüm yöneticisi, sanat tarzının yeterince iyi olmadığını ve oyunun rakiplerinden ayrışmadığını söyleyerek projeyi yeniden elden geçirmek istediklerini belirtti.
Bu kararın maliyeti oldukça ağır oldu. Zelnicke göre Borderlandsin sanat tarzını değiştirmek, şirkete yaklaşık 50 milyon dolara ve bir yıllık ek geliştirme süresine mal oldu. Bu rakam özellikle dikkat çekici, çünkü Borderlands 2nin bütçesinin geçmişte yaklaşık 35 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyordu. Yani ilk oyundaki görsel dönüşüm, başlı başına dev bir yatırım anlamına geliyordu.
Yine de geriye dönüp bakınca bu riskin serinin kimliğini oluşturduğu açıkça görülüyor. İlk testlerde oyunun eski hali, Rage veya Fallout 3 gibi dönemin daha soluk ve kahverengi tonlu nişancılarına benzetiliyordu. O dönem için güvenli görünen bu tarz, uzun vadede Borderlandsin kalabalık shooter pazarında kaybolmasına neden olabilirdi.
Bugün Borderlands denince akla gelen ilk şeylerden biri tam da o cesur sanat tarzı. Oyunun yağlı boya gibi duran yüzeyleri, siyah konturları ve karikatürize şiddeti, seriyi diğer nişancılardan ayıran en güçlü parçaya dönüştü. 50 milyon dolarlık karar o gün için çılgınca görünmüş olabilir, ama sonuçta Borderlandsin oyun tarihindeki yerini belirleyen hamlelerden biri oldu.